Neden Kanada’da Eğitim Almayı Tercih Etmelisiniz?

Neden Kanada’da Eğitim Almayı Tercih Etmelisiniz?

Gitmeden görmeden hep “ama orası çok uzak” dediğimiz Kanada için neden bu kadar iyi şeyler söyleniyor? Gerçekten çok mu soğuk? Refah seviyesi bu kadar yüksek bir yerde yaşamak nasıl bir deneyim? ve benzeri bir sürü soruyla ilgili iki yıl geçirdiğim Kanada hakkında Kanada’yı düşünen bütün öğrencilerimize bir nebze de olsa yardımcı olmaktan memnuniyet duyarım.

Hayatımın en güzel yıllarının geçtiği Halifax, Nova Scotia ve Vancouver birbirinden oldukça farklı. Halifax’a New York’tan 3 saat gibi bir sürede uçuşumu tamamlayıp indiğimde ilk dikkatimi çeken havaalanının küçüklüğü fakat insanların çok yardımcı oluşlarıydı. Kalacağım aile yanına beni götüren havaalanı transferi şöförüm o kadar konuşkandı ki, nasıl cevap vereceğimi şaşırmıştım. Sonrasında Filipinli bir anne ve Kanadalı bir babanın iki kızlarıyla birlikte bahçeli, güzel bir eve yerleştim. Kaldığım 6 ay boyunca hem pratik yapma anlamında hem de kültürü tanımak anlamında bu küçük ama sevimli balıkçı kasabası uyum sağlayabilmem için ideal bir yerdi. Soğuk mu? diye düşünürken, gerçek anlamda -22 gördüğümde İstanbul’da yaşadığım hiçbir soğuğun bu hissin yerini tutmayacağını anlamıştım. Evet, gerçekten iliklere kadar donduran bir soğuktu ama o Christmas zamanı her yerin ışıl ışıl oluşu, lezzetli yemekleri, eğlenceleri göz önünde bulundurulduğunda değdi diyebilmek bile o soğuğu yaşamaya değerdi. Filipinli anne her gün kendi kültürlerinden yemekleri sunarken, Kanadalı babayla hockey maçları üzerine yorum yapmak ve onlarla konuşmak çok farklı ama unutulmayacak anlardı benim için. Türkiye’ye dönerken orada edinmiş olduğum çevreyle birlikte kaldığım aile bana veda partisi düzenlediğinde ise gözyaşlarımı tutamamıştım. Çok eğlendim aynı zamanda çok çalıştım ama İngilizcem o kadar ilerledi ki bu kaliteli eğitim üzerine yüksek lisans düşünmem kaçınılmaz olmuştu. Kesinlikle Kanada’da olmalıydı çünkü bu kadar yaşaması rahat, refah seviyesi yüksek bir yerde tam da aradığım disiplin ve kalitede eğitim veren bir ülkede bu hedefimi gerçekleştirmeliydim.

Bahçeşehir Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü mezunu olduğum için, kendimi iletişim alanında daha da geliştirmek, sıradan olmayan bir bölümde kişisel anlamda da günümüz küreselleşen dünyamızda da daha sonradan kendime sağlam bir kariyer planı çizebileceğim bir bölüm okumak istedim. Yoğun araştırmalarım sonucu, Fairleigh Dickinson University’i buldum! 



Ve aradığım bölüm oradaydı, Global Liderlik! Tam istediğimi buldum derken, okulun Amerika çıkışlı bir okul olduğunu öğrendim; bu da çift diploma demekti! Vancouver; yani dünyanın en yaşanılabilir ve güzel şehirlerinden birinde okuyup hem de New Jersey’de bulunan FDU ‘dan diploma onayı alabilecektim. Vancouver iklimiyle Halifax’tan sonra o kadar iyi geldi ki, kaldığım bir buçuk yıl boyunca hiç kar yağmadı ama yağmuru Londra’yı aratmıyordu. Ilıman bir iklim, karışık bir ulus yoğunluğu (fakat çoğunluğu Asyalı olacak şekilde) fazla nazik ve sıcakkanlı insanlarıyla artık Kanada’da resmen evimde hissediyordum. Tabii iyi ki teknoloji var, ailemle Skytrain’de bile (Vancouver’ın yer üstünde giden ferah metrosu) Skype yapma fırsatı bulup motivasyonumu da yüksek tutabiliyordum. Fairleigh Dickinson University’e gelecek olursak eğer, okul tam merkezde, çok keyifli bir caddede sıcak bir aile ortamında çok kaliteli bir eğitim sundu bana, tabi projeler sunumlar ödevler okumalar bunların hepsi çok iyi bir İngilizce gerektiriyordu. İyi ki Kanada'da dil eğitimimi tamamlamışım, iyi ki gayet güzel bir şekilde adapte olduktan sonra devam etmişim diyorum, çünkü bir anda öyle bir disipline, plan - programa girmek beni zorlayabilirdi. İlk dönem okulun sistemine alıştıktan ve kendime verimli bir çalışma planı çıkardıktan sonra, ikinci dönem okulumuzun ayarladığı iş görüşmelerinden birinde yarı zamanlı çalışabileceğim işi Mavi Jeans’te buldum, böylece bir Türk markasında çalışmaktan çok gurur duydum hem de Vancouver’ı daha çok sevdim. Bir süre sonra kiramı kendim çıkartacak kadar kazanabildiğimi ve üstüne de cep harçlığımın arttığını görünce, okul ve işi birlikte götürebilmek benim için sevinç vericiydi. Kanada; ders saatlerine göre öğrencinin haftalık iş saatlerini ayarlayabildiği, köstek olan değil tamamen öğrenciye destek olan bir ülke.

İzmir’e kısmen benzettiğim Vancouver deneyimimde, doğa güzellikleri, yeşillikleri, hafta sonu arkadaşlarımla yaptığım bisiklet gezileri, yerel kafeleri, vapurla Victoria’ya gidip gördüğüm ihtişamlı parlamento binası, insanların birbirine olan saygısı ve herkesin oldukça özgür oluşuyla hafızamda hiç unutulmayacak bir yer edindi. Master of Administration bana eğitim anlamında çok şey kattı, ama kişisel gelişim anlamında Kanada’da yaşam daha çok şey kattı. Hep daha iyiyi denemek, sadece kendinle yarışıp aynı zamanda bir sürü ulustan hayatıma dokunmuş milletlerden bir şeyler öğrenmek vizyonumu sanırım dünyanın hiçbir yerinde geliştiremeyeceğim kadar çok geliştirdi.



Hayatınıza iyi ki katmak, Kanada’da yaşam, Kanada’da öğrenci olmak ve benzeri her sorunuzla ilgili ben ve danışman arkadaşlarım size yardımcı olmaktan mutluluk duyacağız.